Yaşlılık
Engin Ardıç‘ ın bir yazısında gördüm şu metni; “Bir yazımda, “siz semt pazarından kırmızı turp, yeşil soğan, roka ve kıvırcık salata alıp, salatayı şişle deldirip, rafyasından tutup sularını damlata damlata yürümenin keyfini bilir misiniz” diye sormuştum… Nişantaşı gazetecileri de, Beyazıt otobüsünden inip, Sahaflar’ın Çarşıkapı girişinden çıkıp Çınaraltı çıkışından çıkmayı, orada ağacın dibinde çay içmeyi, sonra Bakırcılar ve Çakmakçılar’dan Tahtakale’ye vurup Mısır Çarşısı’nın pastırma kokusundan süzülerek Eminönü’ne çıkmanın keyfini ne bilecekler? (Beyazıt’ın adı da “Hürriyet Meydanı”ydı ha!) Ya da ters yönde Kapalıçarşı’ya dalıp, Nuruosmaniye’nin avlusunu geçip Sirkeci’ye inmeyi? Ama anayoldan değil, “Acem sefaretinin” yanından ara yokuşa sapacaksınız, kestirme!” Bunların hepsini yaptığıma göre sanırım yaşlanmışım.
Tarih: 11 Ekim 2009 | Kategori: Genel
Yorum: Yok
Yorum yazın