TÜRKİYE KYOTO’YU SAKIN İMZALAMA !
Bu ülkede herkes konuşuyor. Bilen bilmeyen duyan duymayan…
Adam maçı izlemez futbolcuya (hakeme, yöneticiye vs.) konuşur.
İşin başında durmaz işçiye konuşur.
Gitmez, gitmiş gibi konuşur.
Görmez, görmüş gibi konuşur.
Yahu Türkiye neden imzalasın KYOTO’ yu? Önce bilgi vereyim nedir KYOTO PROTOKOLÜ?
Küresel ısınmanın önlenmesi için hazırlanan ilk uluslararası belge olan Birleşmiş Millletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi (The United Nations Framework Convention on Climate Change - UNFCCC) 1992’de Rio’da yapılan Yeryüzü Zirvesi sırasında imzaya açıldı ve 21 Mart 1994’de yürürlüğe girdi. Küresel ısınmanın önlenmesi için sera gazlarının sınırlandırılmasını öngören bu çerçeve anlaşma herhangi bir bağlayıcı indirim hedefi belirlemiyordu.
UNFCCC’nin yürürlüğe girmesinin ardından her yıl toplanmaya başlayan taraflar konferanslarının (COP) Japonya’nın Kyoto kentinde yapılan üçüncüsünde, bu çerçeve sözleşmenin eki olma niteliği taşıyan Kyoto Protokolü kabul edildi. Kyoto Protokolü, taraf olan sanayileşmiş ülkelere, 2008-2012 yılları arasında 1990 seviyesine göre belirli bir sera gazı indirim hedefine ulaşmayı şart koşar. Ortalama %5,2 olan bu indirim hedefi ülkelere göre değişir. En yüksek hedefe sahip Avrupa Birliği, %8’lik sera gazı indirim hedefini kabul etmiştir. (açıklama imzalamamızı isteyen bir siteden alınmıştır.)
Peki amaç nedir? Küresel ısınmayı bu şekilde azaltabileceğimiz doğru mudur? Gerçekten herkes buna mı inanmaktadır?
Bu ülke Dünya’ nın bir numaralı haşhaş vb. üreticisi iken “Eroin imalatı” gerekçe gösterilerek bu özelliğini yitirmedi mi? Sonra bir de baktık ki bu maddeler ilaç yapımında kullanılıyor. Ve ne oldu? Amerika bir anda haşhaş üretiminde Dünya’da bir numaraya yerleşti.
Önce karşılaştırmaları verin! Henüz öğrenemedim ama istiyorum;
Hangi ülke buradan ne kadar gelir elde ediyor?
Kimden bu gazlar nasıl ve ne kazanma karşılığında çıkıyor ortalığa?
Bu yasak kime ne kadar dokunacak?
Amerika ve Avustralya neden imzalamıyor?
Yahu insaf çekin artık elinizi yakamızdan…
İnsan hakları vasıtasıyla asmamız gerekenleri asamıyoruz …
Eroin imalatı gerekçesi ile üretemediğimiz ürünlerden kaybettiğimiz milyar dolarları ben not ettim bir kenara.
Gümrük Birliği’ nden başımıza gelenler çok mu güzel. Ne kadar karda ne kadar zarardayız hesap eden var mı? Girebildik mi Avrupa Birliği’ ne?
Sırada sera gazı hikayesi var.
Yok mu KYOTO’ ya hayır kampanyası yapacak birileri?
Son söz : TÜRKİYE KYOTO’YU SAKIN İMZALAMA !
Bu Yazıyı Paylaşın